Deprem
ve hayatlarımıza neler yaptığı
Doğal Afet denilen şey sadece olduğu anda ve yerdeki canlıları değil, katlana katlana etrafında ne var ney yoksa etkiliyor. Atom bombasının dumanlarının yayılışını biliyor musunuz? Dalga dalga civarda ne var ne yok süpürür. Öyle işte. Depremin şiddeti = dalgaların boyutu ve genişliği. 3 yıl önce olan deprem çok büyüktü. Biz ülke ve bölge olarak hazırlıksızdık. Siyasi anlamda ayrışma o zaman da büyüktü. Sonuçta canlar gitti, kalanlar farklı bir enkazın altında kalakaldı. Hala aklın almayacağı kadar kötülük ve öfkeden deliye döndürecek kadar ihmalin olduğunu düşünürsek…
Ben bu depremi doğal afet anlamında doğrudan yaşamadım. Yakın ailem veya herhangi bir arkadaşım da yaşamadı. Ama yaşayanlarla birebir iletişimim oldu. Depremin kendisinin değil, sonrasında toplumun o çaresiz çırpınışının altında kaldım ben. Umudum katlarca enkazın altında ezildi, yokoldu. İçimdeki harekete dönüşen öfke nasıl olduğunu anlamadan sönüverdi. Kolum kanadımdan kalanı alıp çıktım oradan. Bazen başka çare kalmaz çünkü.
Son 20 yılda yaşanan sadece depremler değil, toplumun üstünde benzer etkisi yaratan anormal olayların birey bazında ruhlarımızda açtığı yaraların derinliği sizi de korkutuyor mu? Bu travmayı atlatmak için, üstüne bahsetmek bile istemediğim korkunç olaylar eklemeden, çalışmak gerekmiyor mu? Bilmiyorum. Hiç bilemiyorum.
Tek bildiğim ben birebir yaşamadan bu kadar etkileniyorsam… Sabır, güç diliyorum yaşayanlara, geride kalanlara. Tüm kalbimle.
90 milyon insan öylece sabır dileyip, duruyoruz. Yaşananlara anlam vermek zor geliyor bazen. Gittim gidebildiğim kadar uzağa. Burada duruyorum ben de. Çünkü demek ki dalgaların şiddeti henüz toparlanmamıza izin vermiyor.



Çok sıkıldım çok!
Depremden bir hafta sonra iş için Adana'ya gittim. Elimden gelen yardımı yerelden göndermek için fırsat olarak kullandım o seyahati. 3 büyük şehir ayaktaydı, seferberdi ve yaralar ne kadar sarılabildi tartışılır.
Olasi Istanbul depremiyle ilgili yegane dileğim, ilk anda hık diye gitmek. Sen sağ, ben selamet...
Biz depremi Mersin'de kısmen hissettik, o uğultu ve sarsıntıyla yataklarımızdan fırladık, çok korktuk ama çok şükür ki bir yıkım yaşamadık. Ona rağmen 2-3 gün gece yarılarına kadar sitenin bahçesinde ateş yakıp komşularımızla bahçede oturduk, evlerimize 2-3 saatlik uykular için korka korka girebildik. Kuzenim Adıyaman'da yıkılan otelde hayatını kaybeden rehberlerden biriydi, sadece bir gece kalmak için gittiği otelde yakalandı depreme ve 6 gün ondan haber alamadık, sonunda da kötü haberini aldık zaten..Çok sevdiğim bir arkadaşım eşi ve 1 yaşındaki kızıyla enkazda hayatını kaybetti, o güzel aileden sadece 10 yaşındaki oğlu kaldı geriye, bizlere emanet..Bir çok iş arkadaşımın evleri yıkıldı, çalıştığım kurum deprem bölgesindeki tüm personelleri geniş aileleri ile birlikte Adana ve Mersin'deki otellere yerleştirdi. Günlerce, gecelerce Genel Müdürlüğümüzden ve diğer şehirlerdeki şubelerimizden gelen yardım kamyonlarını karşıladık, onları bedenlerine,cinsiyetlerine göre tasnifleyip otellere dağıttık. Hiç tanımadığımız personellerle sarılıp ağlamalarımızı ömrüm boyunca unutmayacağım..Bir hırka, bir çorap, bir ayakkabı vs. verdiğim kişilerin "ben 1 tane aldım zaten, belki almayan başkası kalmıştır, önce onlara dağıtın" demesini unutmayacağım..Kimsenin fazlasında gözü olmamasını, herkesin her şeyi birbiriyle paylaşmasını unutmayacağım.. Oğlumun kendi oyuncaklarından, kitaplarından bir poşet hazırlayıp, "anne bunu otelde kalan depremzede çocuklara götür, canları sıkılmasın" demesini hiç unutmayacağım..Otel sahiplerinin asla aç gözlülük yapmadan tüm imkânlarını seferber etmesini unutmayacağım.. Müşterilerimizin bizlerle beraber yardım toplamasını, otellerde gönüllü çalışmasını unutmayacağım..Ama en önemlisi asıl sorumluların hiç utanmadan, arsızca görevlerine devam etmesini hatta yardım tırlarını, kolileri deprem bölgesine göndermemize izin vermeyişlerini unutmayacağım..Biz çok güzel, çok yüce gönüllü bir milletiz, birbirimize evimizi, yuvamızı, soframızı açtık, yine açarız ona hiç şüphem yok ama Allah bir daha kimseyi böyle bir felaketle sınamasın..Ve dilerim bu kayıplara sebep olanlar gün yüzü görmesin..